Quick Links

Putuj - Vidi - Nauči // Gez - Gör - Öğren
Dec 14, 2017

Putuj - Vidi - Nauči // Gez - Gör - Öğren

Prošle godine sam bila na jednom seminaru. Na kraju seminara predstavljen je jedan projekat. To je bio projekat pod nazivom “Putujemo u Evropu”. Čim sam čula riječi kao što su putovanje i izlet odmah mi je privuklo pažnju. Počela sam pažljivo slušati. Taj dan je sve počelo… // Geçen yıl bir seminerdeydim. Seminerin sonunda bir proje tanıtıldı. ‘Avrupa’ya gidiyoruz’ isimli bir projeydi bu. Seyahat, gezi gibi kelimeleri duyunca hemen ilgimi çekmişti. Dikkatli dinlemeye başladım. İşte o gün başladı her şey...


Putovati – Učiti - Zabaviti se – Odrastati - Otkrivati sebe

Zovem se Dženita, studentica sam završne godine na Odsjeku za turski jezik i književnost (Orijentalna Filologija-Turski jezik i književnost). Prošle godine sam bila na jednom seminaru. Na kraju seminara predstavljen je jedan projekat. To je bio projekat pod nazivom “Putujemo u Evropu”. Čim sam čula riječi kao što su putovanje i izlet odmah mi je privuklo pažnju. Počela sam pažljivo slušati. Taj dan je sve počelo… Konkurs… Putovanje u Evropu… “Zašto da ne?” mislila sam u sebi. Iz cijele Bosne i Hercegovine se trebalo izabrati samo 23 studenta koji će ići na ovo putovanje. Nije da nisam mislila o tome zašto da baš mene izaberu od toliko studenata i da li ću se ja moći naći među samo toliko osoba?! Ali u jednom trenutku sam rekla sebi: “Nema se šta izgubiti”, prijavi se pa šta bude… Obavila sam pripreme koje je konkurs zahtjevao i aplicirala…

Objavljeni su rezultati konkurs. Vidjela sam svoje ime u prvom redu i bila sam presretna. To je to! Idem da ostvarim ono o čemu sam maštala. U tom trenutku kroz glavu su mi prolazile različite misli… Znači da nijedan trud nije uzalud; znači da trebate dati nešto od sebe da biste nešto dobili; znači da nikada ne trebate sebe vidjeti “nižim” od ostalih; znači da u životu uvijek treba koračati sa nadom; znači da ukoliko želite da se nešto desi, prvo vi trebate napraviti korake prema tome…

Nekoliko predivnih saputnika, putovanje iz snova, dvadeset dva dana i oko 8-9 hiljada kilometara… Bilo bi previse nabrajati sve gradove kroz koje sam prošla, ali ovo su oni u kojima sam se zadržala i oni koji su mi se svidjeli: Berlin, Prag, Roterdam, Amsterdam, Briž, Pariz, Marsej, Barcelona, Valencija, Kan, Nica, Milano, Venecija… Svaki od ovih gradova je lijep i poseban. Upravo zbog toga su se i našli na mojoj listi. Ovo putovanje u Evropu mi je donijelo potpuno nove tačke gledišta i u isto vrijeme bilo je jedno nevjerovatno iskustvo. Također mi je pomoglo u razumijevanju i upoznavanju različitih kultura i ljudi. Mjesta koja su nam pokazali Lokalni Heroji u Berlinu su me oduševila. Vjerovatno bismo propustili ove skrivene dijelove Berlina da nije bilo njih. Sa grupom sam nakon Berlina posjetila Prag, a poslije toga smo otišli u Amsterdam. Zaista nas je oduševilo kako su ljudi u Amsterdamu ljubazni i topli. Poznata čokolada Briža bila je veoma ukusna, a cijeli grad je bilo poput neke prelijepe bajke. Nakon toga na našoj liste je bio grad svjetla - Pariz. Nakon toga gradovi koje možete obilaziti danima: Barcelona, Valencija, Marsej, Kan, Nica, Milano… Moglo bi se pričati do beskonačnosto o svemu onom što smo vidjeli u Veneciji i ostalim gradovima. Da, bili smo u svim ovim prelijepim gradovima. Mogu slobodno reći da mi je ovo putovanje “svijetom” doprinijelo unapređenju organizacijskih sposobnosti kao i mog ličnog razvoja. Pored ovoga unaprijedilo je moje vještine komunikacije, planiranja, brzog djelovanja u novim situacijama, ostvarivanje komunikacije i interakcije sa ljudima sa kojima sam putovala kao i sa mnogim novim ljudima koje sam upoznala tokom putovanja. Na ovaj konkurs sam se prijavila prije svega zbog toga što smatram da putovanja i mobilnost studentima nude nebrojeno mnogo prilika i mogu reći da su moja očekivanja ispunjena. Mislim da putovanja donose različite poglede na svijet, različite probleme s kojima se možemo susresti ali i različite načine rješavanja ovih problema. Također smatram da će mi ovo iskustvo koje sam stekla povećati konkurentnost na tržištu rada nakon završetka studija.  Zbog toga što nam ovakve vrste putovanja  obezbjeđuju priliku za upoznavanje sa našim vršnjacima i mladima iz različitih zemalja Evrope, stupanje u komunukaciju sa njima te razmjenjivanje iskustava koje smo stekli do sada. Također smatram da socijalizacijom i  konstantnom edukacijom možemo unaprijediti vještine koje su potrebne za naš profesionalni razvoj. A i ko to ne bi želio putovati po različitim Evropskim državama i gradovima?! Putovanje je nepropustiva prilika za upoznavanje drugih kultura i obilazak historijskih, kulturnih i poznatih mjesta koje do tada nikada nismo vidjeli. U ovih 22 dana sam ostvarila nezaboravne uspomene i naučila mnoge stvari koje ni na kakav drugi način ne bih mogla naučiti. S. Augustin nije uzalud rekao ovu izreku: “Svijet je knjiga. Oni koji ne putuju pročitaju njenu samo jednu stranicu. ”

Dženita Muharemović

 

Seyahat etmek – Öğrenmek – Eğlenmek – Büyümek - Kendini keşfetmek

Benim adım Dženita, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde (Orijentalna Filologija – Turski jezik i književnost) son sınıf öğrencisiyim. Geçen yıl bir seminerdeydim. Seminerin sonunda bir proje tanıtıldı. ‘Avrupa’ya gidiyoruz’ isimli bir projeydi bu. Seyahat, gezi gibi kelimeleri duyunca hemen ilgimi çekmişti. Dikkatli dinlemeye başladım. İşte o gün başladı her şey... Yarışma... Avrupa gezisi... Neden olmasın diye içimden düşünüyordum. Bosna Hersek’ten sadece 23 öğrenci seçilip bu geziye gönderilecekmiş. Peki, ‘bu kadar öğrenciler arasından neden beni seçsinler?’ Yani ‘o kadar kişi arasında acaba ben kendimi bulunabilecek miyim?’ diye düşünmedim değil. Ama bir anda ‘kaybedecek bir şeyin yok’ başvur gitsin diye söyledim kendi kendime… Yarışmanın gerektirdiği hazırlıkları yaptım ve başvurdum...

Yarışma sonuçları açıklandı. İlk sırada kendi adımı görüyordum ve o anda gözlerim dönmeye başladı. İşte bu! Hayallerimi gerçekleştirmeye gidiyordum. O anda farklı farklı düşünceler aklımdan geçiyordu... Demek hiçbir emek ve çaba boşuna değildi; demek bir şey alabilmek için kendinizden de bazı şeyler verilmeliydi; demek kendinizi hiçbir zaman diğerlerinden daha düşük görmemeliydi; demek hayatta her zaman bir umutla hareket edilmeliydi/yürünmeliydi; demek bir şeyin olması isteniyorsa eğer, önce sizin ona doğru adım atmanız gerekliydi...

Birkaç harika arkadaş, rüya gibi bir seyahat, yirmi iki gün ve yaklaşık 8-9 bin kilometre... Geçtiğim bütün şehirleri sıralarsam bu çok fazla olur ama içinde kaldığım ve beğendiklerim şunlardı: Berlin, Prag, Rotterdam, Amsterdam, Bruges, Paris, Marsilya, Barselona, Valensiya, Cannes, Nice, Milano, Venedik... Sıraladığım bu şehirlerin her biri güzel ve özeldir. Listemde de zaten onun için bulundular. Bu Avrupa yolculuğu bana yepyeni bir bakış açısını kazandırdı aynı zamanda inanılmaz bir tecrübe oldu. Ayrıca farklı kültürleri ve insanları anlamamda ve öğrenmemde de yardımcı oldu. Berlin’de Yerel Kahraman’ın (Local Heroes) bize göstermiş olduğu yerlere hayran kaldım. Onlar olmadan muhtemelen Berlin’in bu gizli bölümlerini kaçırırdık. Berlin’den sonra grubumla Prag’ı ziyaret ettik ve daha sonra Amsterdam’a gittik. Amsterdam’daki insanların ne kadar samimi ve dostça olduğu gerçekten hayrete düşürdü bizi. Bruges’in ünlü çikolatası çok lezzetliydi ve bütün şehir güzel bir masal gibiydi. Daha sonra listemizde ‘Işık Şehri’ olan Paris vardı. Daha sonra ise dolu dolu gezilecek şehirler Barselona, Valensiya, Marsilya, Cannes, Nice, Milano… Venedik’te gördüğümüz her şey hakkında burada konuşursak eğer bu sonsuz olurdu. Evet, bu acayip şehirlerin hepsini ziyaret ettik. Dünyayı gezmenin organizasyonel becerilerimi geliştirmeme ve kişisel gelişimime katkıda bulunduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun yanında iletişim, planlama, yeni durumlarda hızlı hareket etme, seyahat ettiğim ve pek çok yerde tanıştığım yeni insanlarla etkileşim/iletişim kurma gibi becerilerimi de geliştirdi. Bu yarışmaya öncellikle seyahatler ve hareketliliğin öğrencilere sayısız fırsatlar sağladığını düşündüğüm için başvurmuştum ve beklentilerimi yerine getirdiğini de söyleyebilirim. Bence, seyahat farklı bakış açılarını, karşılaşabileceğimiz farklı sorunları ve bu sorunların çeşitli çözüm yollarını bize kazandırmaktadır. Bunun yanında kazandığım bu deneyimin mezuniyet sonrasında işgücü piyasasına daha kolay ulaşmamı sağlayacağını da düşünmekteyim. Çünkü bu tür seyahatler farklı Avrupa ülkelerinden gelen akranlarımızla ve gençlerle tanışma olanağını, onlarla birebir iletişime geçmeyi, şimdiye kadar elde ettiğimiz deneyimleri/tecrübeleri paylaşmamızı sağlamaktadır. Ayrıca yolculuk esnasında sosyalleşme yoluyla ve sürekli eğitim ile gelecekteki mesleki gelişimimiz için gerekli olan becerileri kazanabileceğimiz, görüşündeyim.  Bir de farklı farklı Avrupa ülkelerini ve şehirlerini gezmek kimin hayalinde değildir ki? Başka kültürlerle tanışmak, hiç görmediğimiz tarihsel, kültürel meşhur olan yerleri görmek için seyahat kaçırılmaz bir fırsattır. Bu 22 gün boyunca unutulmaz anılar oluşturup başka hiçbir şekilde öğrenemeyeceğim pek çok şey öğrendim. S. Augustin şu sözü boşuna dememiş: “Dünya bir kitaptır. Seyahat etmeyenler sadece bir sayfasını okurlar.”

Dženita Muharemović