Quick Links

Şehir ve İnsan (Deneme)
Apr 28, 2017

Şehir ve İnsan (Deneme)

Peki, mutlu mu bu şehir? Bu şehrin mutsuzluğunu kuşlar bile hissediyor.


           Dışarıda güneş var.  İlkbahar zamanı… Erik ağaçları açmış, bembeyaz tıpkı bir gelin gibi… Kuşlar cıvıldıyor lakin ötüşlerinde bir hüzün var gibi. Ben köy çocuğuyum bilirim kuşların keyifli ötüşlerini…

             Araba sesleri insanı çileden çıkartırcasına yüksek, dedim ya köy çocuğuyum bilirim huzur veren sessizliği…

            İnsanı mutsuz eden büyümek midir acaba? Keşke hep o köyde çocuk olarak kalsaydım diyorum sık sık…  Büyümek ve şehre gelmek… Şehir dedikleri yer insanın saflığını, duruluğunu alıp canavara dönüştüren bir yer. Zayıfın ve güçsüzün ezildiği yok olduğu, örf ve âdetin ayıplandığı, küçümsendiği yer… Zihniyetse, ben varsam olur yoksam her şey yok olsun.

             Bizim evin çatısına arı yuva yapmış. Oğlum ısrarla onları buradan kovmamı söylüyor. Normalde bu hayvanlar burada yuva yapmazlar ama bütün alanı binalarla işgal eden şehir hayatı, onları da buraya mecbur etti anlaşılan. Onlarsa bu duruma ayak uymaya çalışarak insanların ürünü olan apartmanlarda yaşam mücadelesi vermeye çalışıyorlar. Ama buna bile tahammülümüz yok. “Gitsin, burası bizim!” diyerek bütününü istiyoruz. Paylaşma düşüncesi tamamen yok olmuş insanoğlunda…

              Peki, mutlu mu bu şehir? Bu şehrin mutsuzluğunu kuşlar bile hissediyor. Baksanıza ötüşlerine sanki “İMDAT!” der gibi… İnsanlarsa uyuşmuş gibi bir şeye odaklanmış, samimiyetsizce her şeyiyle sahte bir yaşam içinde… Yalan, riya, kandırma… Her şey ama her şey var. Şimdi soruyorum sizlere bu kısacık dünya hayatı için, bu kadar samimiyetsizce ve bu kadar canavarca yaşanan yaşam ne kadar doğru? 

Elmas Ö. KARAMAN